İlgili ayetlerden anlaşılacağı üzere Kur'an' da dininden dönene dünyada zorlama ve yaptırım yapılmasına dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. İslam'dan dönenlerle ilgili ayetlerde bahsedilen yaptırımlar öldükten sonra Allah(c.c)' ın ahirette uygulayacağı hükümlerdir. Tam aksine Bakara-257 nci ayette hiçbir yoruma mahal bırakılmayacak şekilde "Dinde zorlama yoktur..." buyrulmaktadır.
Kur'an'da gönülden inanmayanların gerçekten iman etmiş sayılmayacakları gibi bir müminin zor ve baskı altında kalpten değil de diliyle inkar etmesinin de küfür sayılmayacağı buyrulmaktadır (Nahl-106). Zira iradesi olduğu için Allah(c.c) katında yaptıklarından sorumlu tutularak imtihan edilen insanı zorlamak, onun iradesini yok eder. Hiçbir düşünce insana zorla benimsetilemez. Allah(c.c) kullarından zorla itaat değil, kendi hür ve serbest iradeleriyle gönülden itaat ve sevgi istemektedir; O nedenle de kullarını inanç konusunda özgür bırakmıştır.
En Doğrusunu Allah(c.c) Bilir.
Bismillahirrahmanirrahim.
Ali 'Imran (85-91) " Kim, İslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır. İman etmelerinden, Resûl'ün hak olduğuna şehadet getirmelerinden ve kendilerine apaçık deliller gelmesinden sonra inkârcılığa sapan bir kavme Allah nasıl hidayet nasip eder? Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez. İşte onların cezası, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanlığın lânetine uğramalarıdır. Bu lânete ebedî gömülüp gidecekler. Onların azapları hafifletilmez; yüzlerine de bakılmaz. Ancak, bundan sonra tevbe edip yola gelenler başka. Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir. İnandıktan sonra kâfirliğe sapıp sonra inkârcılıkta daha da ileri gidenlerin tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. Ve işte onlar, sapıkların ta kendisidirler. Gerçekten, inkâr edip kâfir olarak ölenler var ya, onların hiçbirinden -fidye olarak dünya dolusu altın verecek olsa dahi- kabul edilmeyecektir. Onlar için acı bir azap vardır; hiç yardımcıları da yoktur."
Ali 'Imran-106 "O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, “İmanınızdan sonra inkâr ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın” denilir."
Nisa-115 "Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir."
Nisa-137 "İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir."
Maide-54 "Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir."
Nahl-106 "Kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah’ı inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah’tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır."
Şüphesiz Allah(c.c) Doğruyu Söyledi.
OKU
Aklını Kullanmak ve Tahkiki İman

Ankebut-20 deki emrin gereği olarak insan yeryüzüne öyle bir bakmalı ki, Rabbinin(c.c) İnsanları ve diğer birçok mahlukatı ilk baştan nasıl farklı tür, karakter ve kabiliyet üzere yaratmış, yeryüzünde ne kadar çeşit çeşit dağlar, dereler, denizler meydana getirmiş olduğunu anlasın; Bunları dikkatle seyredenler, elbette ilahi kudretin büyüklüğünü takdire mecbur olurlar.
Okunulan, görülen veya duyulan şeylerin üzerinde gereğince düşünmeden, okuduğunu, gördüğünü veya duyduğunu anlayıp iyice hazmetmeden ilim öğrenilemez. Yalnız okumakla yetinip, üzerinde gereğince düşünüp okuduklarını hazmedemeyenler maalesef o kitaptan hakkıyla istifade edemezler, ancak okuma hamallığını yapmış olurlar.
Kuranda onlarca ayet hala düşünmeyecek misiniz hala akletmeyecek misiniz diye sormaktadır. Bizce bunun anlamı araştırıp, düşünüp aklınızı kullanmayacak mısınız ? Yani tahkiki iman sahipleri olmayacak mısınız ? demektir.
Kuran'da akıl etmeden körü körüne yalnız kalbe göre şekillendirilmiş iman şeklini kınayan ve imanın akılla sorgulanmasını emreden birçok ayet bulunmaktadır. Aklını kullanmak, düşünmek öğrenmekle ilgili ayetler incelendiğinde Allah(c.c)'ın ayrım yapmadan tüm kullarından birer alim yani bilen olmayı istediğini görmekteyiz. O halde her birimiz alim olmak için çalışıp gayret etmeliyiz. Çünkü ancak ilim yoluyla Allah(c.c)'ı daha iyi hakkıyla anlamış ve ona olan imanımızı güçlendirmiş oluruz.
En Doğrusunu Allah(c.c) Bilir.
Bismillahirrahmanirrahim.
Bakara-266 "Hangi biriniz, kendisi ihtiyarlamış ve çocukları da güçsüzken, altlarından ırmaklar akan, hurma, üzüm ve her çeşit meyveleri bulunan bahçesinin, ateşli bir kasırganın kopmasıyla yanmasını ister? Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böylece açıklar."
Ali İmran-18 "Allah, melekler ve adaleti yerine getiren ilim sahibleri, O'ndan başka tanrı olmadığına şahidlik etmişlerdir. O'ndan başka tanrı yoktur, O güçlüdür, Hakim'dir."
Ali İmran-191 "Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler."
Enfal-22 "Gerçek şu ki, Allah katında yaratıkların en kötüsü (tehlikelisi) aklını kullanmayan sağırlar ve dilsizlerdir."
Yunus-100 "Allah'ın izni olmadıkça hiç bir kimsenin iman etmesi mümkün değildir. Akıllarını güzelce kullanmayanları Allah pislik içinde bırakır!"
Nahl-12 "O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da Allah'ın emri ile hareket ederler. Şüphesiz ki bunlarda aklını kullananlar için pek çok deliller vardır."
Muminun-80 "Ve O, yaşatan ve öldürendir; gecenin ve gündüzün değişmesi O'nun eseridir. Hâla aklınızı kullanmaz mısınız!"
Furkan-44 "Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yol bakımından onlardan daha şaşkındırlar."
Ankebut-20 "De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bir bakın. İşte Allah bundan sonra (aynı şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır. Gerçekten Allah her şeye kadirdir."
Ankebut (41-43) "Allah'tan başka dostlar edinenlerin durumu, kendine yuva yapan dişi örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümceğin yuvasıdır. Keşke bilseler. Doğrusu Allah, Kendini bırakıp da yalvardıkları şeyi bilir. O güçlüdür, Hakim'dir. İşte bu misaller var ya, Biz onları insanlar için getiriyoruz; fakat onlara ilim sahiplerinden başkasının aklı ermez."
Fatır (27-28) "Allah'ın gökten su indirdiğini görmez misin? Biz onunla türlü türlü renkte ürünler yetiştirmiş; dağlarda da beyaz, kırmızı, siyah ve türlü renkte yollar varetmişizdir. İnsanlar, yerde yürüyenler ve davarlar da böyle türlü türlü renktedirler. Allah'ın kulları arasında O'ndan korkan, ancak bilginlerdir. Doğrusu Allah güçlüdür, bağışlayandır."
Hucurat-13 "...Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır."
Yasin-62 "(Şeytana gelince,) o bir çoğunuzu saptırmıştır; neden aklınızı kullanmıyorsunuz?"
Yasin-68 "Ama (şunu daima hatırlasınlar ki) Biz bir insanın ömrünü uzatırsak, aynı zamanda onun güç ve yeteneklerinde (yaşlandıkça) bir azalma meydana getiririz; (buna rağmen) hala akıllarını kullanmazlar mı?"
Sad-29 "Bu Kur’an, âyetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır."
Zümer-9 "Yoksa geceleyin secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden, ahiretten çekinen ve Rabbinin rahmetini dileyen kimse (o inkarcı gibi) midir? (Resûlüm!) De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür."
Zümer-18 "Onlar sözü dinlerler ve sözlerin en güzeline uyarlar. İşte Allah'ın doğru yola ilettiği kimseler ve akılarını kullananlar bunlardır."
Fussilet-53 "Onun hak olduğu meydana çıkıncaya kadar varlığımızın belgelerini onlara hem dış dünyada ve hem de kendi içlerinde göstereceğiz. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?"
Necm (29-30) "Bizi anmaktan yüz çevirenlere ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlere aldırma. Bu onların ulaştıkları bilginin seviyesini gösterir. Doğrusu Rabbin yolundan sapmış olanı pek iyi bilir, doğru yolda olanı da çok iyi bilir."
Kamer-22 "Andolsun ki; Biz, Kur'an'ı, düşünmek için kolaylaştırdık. Düşünüp öğüt alan var mı?"
Cuma-5 "Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu (içindeki derin anlamları, hikmet ve hükümleriyle gereği gibi) yüklenmemiş olanların durumu, koskoca kitap yükü taşıyan eşeğin durumu gibidir..."
Mücadele-11 "Ey iman edenler, sizlere meclislerde: «Yer açın!» denildiği zaman yer açın ki, Allah da size genişlik versin! «Kalkın!» denildiği zaman da kalkın ki, Allah da inananlarınızı yükseltsin ve kendilerine ilim verilenleri ise derecelerle yükseltsin. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır."
Mülk (8-10) Neredeyse cehennem öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara, "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?" diye sorarlar. Onlar da şöyle derler: "Evet, bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanlamış ve 'Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz' demiştik." Yine şöyle derler: "Eğer kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şu alevli ateştekilerden olmazdık."
Şüphesiz Allah(c.c) Doğruyu Söyledi.
Mücadele-11 Tefsiri: ...Bu âyet, ilmin fazileti ve âlimlerin üstünlüğü hakkındaki açık delillerdendir. Bu konuda birçok hadis de vardır. Kısaca ifade etmek gerekirse denilebilir ki, imam-ı Azam Ebu Hanife'nin Müsned'inde İbnü Mesud'dan naklettiği şu hadis, bu hussutaki hadislerin en mühimlerindendir. Peygamber buyurmuştur ki: "Allah Teâlâ kıyamet günü âlimleri toplayıp da buyuracak ki: 'Ben size sırf hayır istediğim cihetle hikmetimi kalplerinize koydum. Haydi cennete girin. Çünkü sizden ortaya çıkacak kusurlara karşı sizi affettim." Tirmizi, Ebu Davûd ve Dârimî şu hadisi merfu olarak Ebu'd-Derdâ'dan rivayet etmişlerdir: "Âlimin âbid karşısındaki üstünlüğü, ayın dolunay gecesi diğer yıldızlar karşısındaki üstünlüğü gibidir." Yine Tirmizi, Ebu Ümâme (r.a.)'den Resulullah (s.a.v)'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Âlimin âbide olan üstünlüğü benim, (derece itibariyle) sizin en aşağıda olanınıza karşı üstünlüğüm gibidir. Muhakkak ki Allah Teâlâ ve melekleri, gökler ve yerde bulunanlar hatta yuvasındaki karınca ve hatta balıklar, insanlara hayır öğreten kimseye salavat getirirler." Dârimi'nin Hasan el Basri'den yaptığı rivayette Resulullah şöyle buyurmuştur: "Her kim İslâm'ı ihyâ etmek (yaşatmak) için ilim taleb ederken, kendisine ölüm gelirse, onunla peygamberler arasında tek bir derece vardır." Şu hadisler de bu konuda pek önemlidir. Deylemi, "Firdevs" de Ümmühâni (r.a.) naklediyor: "Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur ki: "İlim benim ve benden evvelki peygamberlerin mirasıdır." İbnü Adiy Hz. Ali'den naklediyor: "Âlimler yerin ışıkları peygamberlerin halifeleri, benim varislerim ve peygamberlerin varisleridir?" İbnü'n-Neccâr Enes (r.a.)'den naklediyor: "Âlimler, Peygamberlerin varisleridir. Gök ehli onlara karşı muhabbet besler ve öldükleri zaman denizdeki balıklar kıyamete kadar onların günahlarının affı için dua ederler." Ahmed b. Hanbel ve İbnü Hibbân, Ebü'd-Derdâ (r.a.)'dan naklediyor: "Her kim bir yola girer ve onda ilim taleb ederse, Allah Teâlâ onu cennet yollarından bir yola götürür ve melekler ilim taleb edenlere sanatlarından hoşlandıklarından dolayı kanat gererler. Âlimler, peygamberlerin varisleridir. Peygamberler ne dinar ne de dirhem miras bırakmadılar. Ancak ilim miras bıraktılar. Şu halde o ilmi alan, büyük bir pay almış olur." İbnü'n-Neccâr Enes (r.a.)'den naklediyor: "Âlimler komutan, müttakiler efendidirler. Onlarla oturmak da kârlı bir iştir." Hâtib, İbnü Ömer'den (r.a.) naklediyor: "Âlimlerin mürekkebi şehidlerin kanıyla tartıldı da ondan ağır geldi."...(Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır)
OKU
EN ÇOK OKUNAN YAYINLARIMIZ:
-
Bismillahirrahmanirrahim. "Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güze...
-
Bismillahirrahmanirrahim. Ra'd (23-24) O güzel akıbet Adn cennetleri olup, onlar babalarından, eşlerinden ve nesillerinden iyi olanlarl...
-
Bismillahirrahmanirrahim. Maide-3 "...Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım, sizin için din olarak İs...
-
Bismillahirrahmanirrahim. Bakara (41-42) "Elinizdeki Tevrat’ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur’an’a) iman edin. Onu inkâr edenle...
-
Allah(c.c) müminler için "Onlar ki, zekat vermek için çalışırlar." (Muminun-4) buyuruyor. Demek ki mümin mal biriktirmek veya ...
-
Bismillahirrahmanirrahim... Zariyat 56 "Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım." Bakara (155-157) “M...
-
Bismillahirrahmanirrahim... .."Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seç...
-
Bismillahirrahmanirrahim. En'am-32 "Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten...
-
Bismillahirrahmanirrahim... Ali imran-137 "Sizden önce nice (milletler hakkında) ilâhî kanunlar gelip geçmiştir. Onun için, yeryüzünde...
-
Bismillahirrahmanirrahim... Nisa-38 "(Allah’ın kendilerini sevmediği) yine o kimseler(dir) ki, ne Allah’a ne de âhiret gününe inanmadı...
.png)